Balıkesirspor‘lu futbolcularımızın 10 kişilik o muhteşem mücadelesini,
Ortaya koyduğu inancını,
Teslim olmayan, direnen, pes etmeyen o görüntüsünü tüylerim diken diken izledim.
Böyle bir futbolcu gurubuna sahip olduğumuz için gurur duydum,
Sevindim,
Gözlerim yaşardı.
Ağladım…
***
Beni ağlatan başka hadiselere de vardı…
Bir yanda sevinç, bir yanda keder gözyaşları karıştı birbirine…
Tarifsiz duygular ve gelgitler içinde geçen o heyecan fırtınası nihayet yaşandı ve bitti.
Hayat devam ediyor.
***
Balıkesirspor-Samsunspor maçı ile ilgili bir çok şey yazılabilir.
Ancak şu anda eleştiri, övgü ve yerginin zamanı değil.
Zira, futbolcularımızın o inanılmaz mücadeleleri bize şunu öğretti…
“Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır.”
Peki bunu ne derece başarabiliyoruz?
***
Otobüs beklemek ile sevmeyi
Ve dahi sevilmeyi beklemek arasında farkı anlamayanlar,
Ömrü boyunca sevilmeyi bekler de bulamaz.
Çünkü otobüs saatinde gelebilir ama,
Sevgi varılan her yerde yoktur.
Sadece yaşanması istenilen bir dönem rüyasıdır.
İşin tuhaf tarafı,
Bu rüyanın gerçeğe dönüşmesi bizim elimizdedir.
Zira,
Sevilmeyi bekleyen insan öncelikle onu nu hak etmesini de bilmelidir.
Bakınız bunun yolunu SENECA iki bin yıl önce söylemişti,
“ Sevilmeyi istiyorsan, Sev “
***
MARTİN LUTHER KİNG bir söyleminde
“ Balıklar gibi yüzmesini, kuşlar gibi uçmasını öğrendik ama, Bu arada önemli bir ayrıntıyı unuttuk. Kardeşçe yaşamasını “ derken haksız değil.
Yaşamak her insana verilen bir hediye ya da lütuf değil,
Görevdir.
Kısacası bizler yaşama görevlileriyiz,
Ve…
Bu görevimizi kaytarmadan, ciddi bir şekilde yapmalıyız.
Bakınız zaman bir daha geri dönmemecesine akıp gidiyor.
Ve bu akıp giden anlar dizisi,
Yaşamı ve insanları seveceğimiz zamanı da kısaltmakta.
Soruyorum size sevmesek ne yapacağız?
Havva ana Adem Baba’ ya sormuş ?
“ Beni Seviyor musun ? “ diye.
O da demiş ki !
“ Ya kimi Seveceğim “
***
Ünlü Şair Resul Hamzatov bir anısını şöyle anlatır.
“ Köyümüzden kasabaya giden yol oldukça uzun ve dolambaçlıydı. Babam hiçbir zaman bu yolu kullanmaz, kendi bulduğu ve kasabaya daha kısa süreçte gitmesini sağlayan bir dağ yolunu tercih ederdi. Çoğu kez babamla birlikte bu yoldan kasabaya gitmiştik. Bir gün yalnız başıma Kasabaya gitmem gerekiyordu ve hiç düşünmeden yine bu dağ yolunu seçtim. Kasabaya varmama az bir süre kaldığında karşıma bilge bir çoban çıktı. Bana niçin bu yolu kullandığımı sordu. Ben de bu yolu babamın bulduğunu, onun için bu yolu kullandığımı söyledim. Bilge çobanın suratı asıldı ve bana şöyle dedi.
“ Artık babanın yolunu bırak ve kendi yolunu bul. Bu, kendine ait bir yol, senin yolun olsun “
***
Hamzatov yolunu bulabildi mi bilmiyorum ama…
Bizler de böyle bir bilge çobanla karşılaşmayı beklemeden,
Balıkesir‘imizin gözbebeği, en büyük değeri, markası, onuru,
Herşeyi olan…
Balıkesirspor‘umuzun ardında kendimize ait bir yol bulmalıyız.
Hem de hiç bir hesap kitap ve sapmaların olmadığı düzgün bir yol.
Engebeli, taşlı tozlu olsa da,
Aydınlık
Dosdoğru…
***
Elbette kim neye inanıyorsa doğru diye onu söylüyor.
Ama bilmeliyiz ki,
Milyarlarca insanın yaşadığı gezegenimizde,
Milyarlarca doğru da yok.
Ama benim inandığım doğruları Ataol Behramoğlu “ Kızıma mektuplar “ dizelerinde
Bakın ne güzel anlatmış.
***
İnsanlar da ülkelere benziyor.
Sınırları var,
Yüzölçümleri.
Yasaları var.
Bayrakları, ilkeleri.
Kimi dağlık arazidir.
Kimi kıraç, kimi bereketli.
Kimi dardır.
Kimi engin, göz alabildiğine.
Kiminin sınırından,
Sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak,
Girersin kiminden içeri.
Sonuçta,
Ne küçümse insanları derim kızım,
Ne de önemse, gereğinden çok.
Ama anlamaya çalış,
Nedir ve ne kadar,
Genişleyebilir yüzölçümleri?
***
Bizler henüz kızımıza böyle bir mektup yazamadıysak eğer,
Boşa geçen günlerimizin katiliyiz.
Öldürdüğümüz zaman isterse kendi malımız olsun.
***
Bir Polonya atasözü ,
“ Yürek neredeyse, mutluluk orada “ diyor.
Sahi bizim yüreğimiz nerede?
Yoksa…
Balıkesirspor‘un alınları öpülesi bu altın çocukları tarih yazarken,
Hala Hamzatov’un yoluna çıkan Bilge Çoban’ı mı arıyor?
Bu yazı 913 kez okundu.
YAZARIN DİĞER GÜNCEL YAZILARI:
- Hamzatov’un Yolu ve Kızıma Mektuplar…
- Ata Demirer’e Balkes Forması
- Deniz Vural…
- Prototip…
- Kafamıza “Donk” eden!
SON EKLENEN YORUMLAR:
- Ali Demirtaş - Balıkesirspor-Ankaraspor maçı Abitoğlu’nun
- Ali Demirtaş - Şanlıurfaspor Maçı Pazartesi Günü
- Osman Korbay - Dr.Feyyaz Çiftçi Bombası
- Tanju Cansel - Dr.Feyyaz Çiftçi Bombası
- Kurtgün Tuncer - 29. Haftanın Ardından

sevgi, kaynaşma sen-ben, ben-sen olmaktır. Demek ki futbolcularımız 11 olmuşlar, öylesine kaynaşmışlar ki çözmek istesek te çok zor. Dolayısıyla böyle bir takımın başarısı kaçınılmazdır.
dün canla başla 90 dakika formalarının her tarafı ıslatarak mücadele etmeleri bundan olsa gerek. Sonuç önemli değil ama göreceğiz ki başarı kaçınılmaz olacaktır.