
Ekrem Abi birçok arkadaşımızın yazılarında vurguladığı gibi bir patrondan çok basın emekçisiydi. Sürekli çalışan, üreten, sorup araştıran gazeteciydi. Gazeteciliği bilmeyen gazete sahiplerinden değildi. Üstelik bazıları gibi ‘ben patronum’, ‘ben gazete sahibiyim’ gibi havalara da hiçbir zaman girmedi. Camiadaki herkesi meslektaşı olarak gördü. Çalışan Gazeteciler Günü’nde, piknikte, cemiyette, düğünde, cenazede hep aramızdaydı.
Ekrem Balıbek hep inandığını, doğru bildiğini yazdı. İlkeliydi. Özellikle son yıllarda hak etmediği suçlamalara, acımasız eleştirilere hedef oldu. Ama Balıkesir’de kimin ne olduğunu, ne olmadığını herkes iyi biliyor. Cenazesine katılımın yoğunluğu da O’na olan güvenin, sevginin bir kanıtı oldu. Keşke cenazede buluşan insanlar, Ekrem Abiyi yaşarken de yalnız bırakmasaydı. Belki yalnızlığı kendi istedi ama haksız eleştirilere uğradığında O’na daha fazla sahip çıkmalıydık. Ona çamur atanlara tepkimizi koymalıydık.. Zor günlerinde destek olmalıydık..
Ekrem abi, iyi gazeteciliğinin yanında iyi bir yazardı. 44 yıl boyunca “Damla Damla” köşesi hiç boş kalmadı. Her gün yazmak her babayiğidin yapacağı iş değildir. Ama Balıbek, Balıkesir basınında günlük yazılarını aksatmayan tek gazeteciydi.
Çok bilgiliydi. İnanılmaz bir hafızası vardı. Daha önceki olayları bırakın yılı günü ve saati ile anlatırdı. İsimleri tek tek bilirdi. Balıkesir’de olduğu gibi ülke genelinde de tanınan, etkili olan, fikirlerini söylemekten kaçınmayan bir gazeteciydi. Keşke gazetecilikle ilgili anılarını bir hatta birkaç kitaba dönüştürseydi. Aslında Balıkesir’deki en önemli eksiklerden biri de gazetecilerin anılarını kitapta toplamaması. Bizler de haber peşinde koştururken kalıcı eserler bırakamıyoruz. Bu eksikliği artık gidermemiz gerekiyor..
Ekrem Abi öldüğünde ilk haberi oluştururken emekli öğretmen Mesude Eğilmez’in onunla yıllar önce yaptığı “Bir inat öyküsü”“Yön Verenler” kitabından yararlandım. Aslında bu röportajın çok daha genişini bizler yapmalıydık.
Ekrem Abi’nin “Bir inat öyküsü”nde yer alan ve ardında bıraktığı gazetecilere yol gösterecek sözleri ile yazımı noktalamak istiyorum..
başlıklı röportajla, Ticaret Odası’nın (Genç gazetecilere) Öncelikle mesleği sevmeyi öneriyorum. Bağımsız bir kişiliğe sahip olup, kendilerini bilgi ve beceri bakımından donatmalılar. Mutlaka belli bir eğitim seviyesinde olup, yöreyle ilgili geniş ve detaylı bir birikime sahip olmalılar. Her şeyden önemlisi de çok okumalılar.
..Gazeteci, kentin nabzını tutmalı, gündem yaratmalıdır. Topluma örnek olmalı, toplumsal uzlaşıda üstüne düşeni yapmalıdır. Bir kişide gazetecilik nosyonu oluşmuşsa eğer; ‘Ben bu işin neresindeyim?’ diye sorgular kendisini… (Gazeteci) Önce kendisini eleştirmeyip, başkasını ya da başka işleri eleştirmeye kalkınca, inandırıcılığını yitiriyor, kendi kendisini yok ediyor..

Yazının kopyalanarak başka bir web sitesinde ya da gazetede yayınlanması durumunda, yazı sonunda kaynak gösterme ve web siteleri için orjinal habere link verme zorunluluğu bulunmaktadır.
YAZARIN DİĞER GÜNCEL YAZILARI:
- Bir Kurtdere klasiği!
- Ekrem abi benim de ustamdı
- TARAFTAR DEĞİL,TAŞATAR!
- ZAMANSIZ CEZA,ŞOK YENİLGİ
- 10.10.2010 HAZIR MISIN BALIKESİR?
SON EKLENEN YORUMLAR:
- tourist guide - Hişt hişt sakin ol!
- tuncay cetinkaya - Her istediğimizi aldık
- deniz - Nasıl oynadılar?
- Tuncay Çoban - Nasıl oynadılar?
- tuncay cetinkaya - Yeni sezon Balkes’ime hayırlı olsun
Yorumlar
Ekrem abi benim de ustamdı için yorum yapılmamış